Önsöz
Çapak’ın 12. sayısının teması “Zor Miras[1]”. Antropolog Sharon MacDonald’ın (2019) tanımıyla “zor miras”, yaşanmamış olmasını dilediğimiz bir geçmişin yükünü taşımanın zorluğunu anlatıyor. Bu kavramdan yola çıkarak, bu sayıda unutmanın ve hatırlamanın sınırında tanıklığın, yeniden anlatmanın farklı biçimlerini bir araya getiriyoruz.
Seher Uysal’ın “Bakış Yok Olduğunda- Zor Mirasın Dayanılmaz Ağırlığı” metni, sanatçının Mike Bode ile birlikte Ariella Azoulay’in bir metninden hareketle “hiçbir şeyin nasıl bir şey olduğunu görmek için” gerçekleştirdikleri Hiroşima seyahatini ele alıyor. “Hiroşima, Sevgilim” filminin izinden Hiroşima’nın görünmez yüküyle hesaplaşma çabalarını iki sanatçının farklı kişisel deneyimleriyle aktaran yazı; etik, duygusal ve kavramsal soruları tartışmaya açıyor. Zor mirasın bazen üretimin kendisini askıya alacak kadar güçlü olabileceğini, temsilin olanaklarını aşan zorluğunu gösteriyor.
“Zor Mirasın Görsel Hafızası: Seva” başlıklı söyleşi, Eda Gizem Uğur’un yönetmen Nesime Karateke ile gerçekleştirdiği 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Antakya’da ortak iyileşmenin olasılıklarını arayan “Seva” Belgeseline odaklanıyor. Söyleşi, yıkım ile dayanışmanın iyileştirici gücü arasındaki gerilimi açığa çıkarırken böylesine zor bir miras karşısında etik bir hatırlama dilinin nasıl kurulabileceğine dair örnekler sunuyor.
Anet Sandra Açıkgöz’ün portfolyo sunumu resmi tarih ile karşı hafıza arasındaki çatışmaları görünür kılarken susturulmuş anlatılara yer açan alternatif bir hatırlama dilini gösteriyor. Açıkgöz pratiğinde arşivsel belgeler, gündelik nesneler ve mekânların hafızasında biriken ya da silinen izleri disiplinlerarası bir yaklaşımla sergiliyor.
Didem Erbaş’ın Manon Mollard’dan çevirdiği “Geleceğin Arkeolojisi: Gizli Kalmış Tarihlerin Kazısı” başlıklı yazı ayaklarımızın altında yatan saklı mirasın anlattıklarına odaklanıyor. Yok etme, gömme, koruma, unutma ve hatırlama arasındaki diyaloğu yerin altında, görme menzilimizin dışında kalan anlatıların izini sürerek ifade ediyor.
Orta sayfanın bu sayıdaki konuğu İrem Gürsu, “Tradition Prisoners” adlı çalışmasında I. Dünya Savaşı’ndaki tutsakların boncuk işlemelerinden yola çıkarak bireysel emeğin ve toplumsal rollerin mirasını sorguluyor.
Ecmel Sarıkaya 2025 yılı Eylül ayında yıkılan Antalya Arkeoloji Müzesi’ni çocukluğundan başlayan ve günümüze uzanan bir anlatıyla hatırlatıyor. Müzenin toplumsal hafızayı şekillendiren katmanlarını açık ederken belki de yolu bu müzeden geçmiş herkes için bir ses oluyor.
Eda Gizem Uğur’un “Nesne ile Beden Arasında: Damla Sari’nin Sergisine Bir Bakış” yazısı, sanatçının Yüzonbir Space’te Burak Topçakıl küratörlüğünde 05 Eylül-11 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşen “Anahtar Paspasın Altında” sergisini ev, aidiyet ve sınır kavramları etrafında inceliyor. Uğur, Sari’nin gündelik nesnelere yaptığı müdahaleleri, beden ile nesne arasındaki geçirgenliği, güvenli alanın kırılganlığını ve evin misafirperverliğini sorgulayan bir ifade olarak okuyor.
Seniha Ünay’ın Güncel Sanat Arşivi üzerine Burçin Nilay Kalınbayrak’la gerçekleştirdiği söyleşi; Kalınbayrak’ın farklı disiplinlerden beslenen yaklaşımı ve üretimle iç içe geçen deneyimleriyle arşive bakışı yeniden ele alıyor. Kalınbayrak’ın arşivi bir kayıt alanı olduğu kadar yaşayan, dönüşen ve etkileşime açık bir yapı haline nasıl getirdiğini ortaya koyuyor.
Hatırlamanın, paylaşmanın ve dayanışmanın yollarını mümkün kılan, bu sayının oluşturulmasında emeği geçen herkese teşekkür ederiz, iyi okumalar dileriz.
Esra Oskay & Seniha Ünay
[1] MacDonald, S. (2019). Difficult Heritage: Negotiating the Nazi past in Nuremberg and beyond. Taylor&Francis.
